BECAN'DAN MECLİSE BASIN HAKLARI TEKLİFİ

7 Nisan 2026

BECAN'DAN MECLİSE BASIN HAKLARI TEKLİFİ

CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan, gazetecilere yönelik artan şiddet ve tehdit eylemleri sebebiyle ve basın hürriyeti ile demokrasimizin korunması amacıyla; Ceza Kanunu’ndaki belirli suçların ağırlatıcı sebep olarak düzenlenmesi için kanun teklifi verdi. Becan "Basın özgürlüğü, demokratik toplum ve devleti birleştirme halkasıdır" dedi

Becan, Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın hazırladığı “2024-2025 Basın Özgürlüğü Raporuna” göre 2025 yılında 56 gazetecinin fiziksel saldırıya uğradığını, 90 gazetecinin sözlü olarak tehdit edildiğini ve üç basın kurumunun da hedef gösterildiğini ifade ederek, şunları aktardı: “Basın özgürlüğü, demokratik toplum ve demokratik devleti birleştirme halkasıdır. Özü itibariyle siyasal iktidarların faaliyetleri başta gelmek üzere, ülke ve toplumun bütününü ilgilendiren haber ve bilgileri yayma görev ve sorumluluğuna ilişkin kamuoyunun da bilgi alma hakkının yapı taşıdır. Bu bakımdan özgür gazetecilik faaliyeti, demokrasinin olmazsa olmazıdır. Bu itibarla, basın özgürlüğünün korunması, bireysel düzlemde temel bir hakkın korunmasının ötesine geçerek, bizzat demokrasinin korunması anlamına gelmektedir.”

6 Nisan’ın Öldürülen Gazeteciler Günü olduğunu hatırlatan Tahsin Becan, bugün de Türkiye’nin dört bir yanında gazetecilerin ya ölüm tehdidi altında olduğunu ya da İsmail Arı ve Ali Can Uludağ gibi kamuoyunun bilgi almasını sağladıkları haberleri yüzünden gözaltında bulunduklarını belirterek, şöyle devam etti: “Öncelikle Uğur Mumcu, Hrant Dink, Ahmet Taner Kışlalı, Metin Göktepe, Abdi İpekçi ve görevi başında hayatını kaybeden tüm gazetecileri saygıyla anıyorum. Ülkemizde son yıllarda gazetecilere yönelik olarak şiddet eylemlerinin ve tehditlerin arttığı görülmektedir. Bu tür fiiller, bir yandan muhalif gazetecileri sindirmeyi amaçlarken, öte yandan da genel olarak gazetecilik faaliyetini özgür ve bağımsız şekilde icra eden tüm gazetecilere gözdağı vermeyi hedeflemektedir. Üstelik “Dezenformasyonla Mücadele" adı altında iktidarın çıkardığı yasayla neredeyse tüm gazetecilerin faaliyetleri hapis cezasıyla korkutularak ifade özgürlükleri ellerinden alınıyor.”

Becan, tüm bu baskı ve sansür ortamında Meclisin ilk görevinin ifade ve basın özgürlüğünün Türkiye'de tam anlamıyla sağlanmasını güvence altına alacak düzenlemeleri hayata geçirmek olduğunu belirterek, bununla birlikte yürürlükteki sansür yasasının bir an önce iptal edilmesi gerektiğini vurguladı. Becan, sunduğu kanun teklifi hakkında şunları aktardı: “Basın, kamu yararını ilgilendiren olaylar ve konularda açıklamalar yapmak, haber ve bilgi vermek, eleştiri ve değer yargıları sunmak suretiyle kamuoyu oluşturma ve toplumu aydınlatma işlevi görmektedir. Bu bakımdan basın özgürlüğü, ifade özgürlüğünün özel ve önemli bir boyutunu oluşturmaktadır. Bu önemli işlevi nedeniyle basın özgürlüğünün, bağımsız ve tarafsız yayıncılığın sürdürülebilmesi için alınacak önlemler devletin ifade özgürlüğünden kaynaklanan bir ödevdir. Bu nedenle, Anayasa’nın 26. maddesinde ifade özgürlüğü, 28 ila 30. maddelerinde ise basın özgürlüğüne ilişkin hususlar özel olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda teklifimizle 5187 sayılı Basın Kanununa ek maddeyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan kasten yaralama (madde 86), tehdit (madde 106) ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (madde 109) suçlarının basın özgürlüğü kullanımı oluşturan bir düşünce açıklaması ya da haber sebebiyle gazetecilere karşı işlenmesi halinde, ilgili maddelere göre tayin edilecek cezaların yarı oranında artırılması amaçlanmıştır.”